İçeriğe geç
Samsun Kapsül

Kapsüle sığan yaşam, gökyüzüne açılan merak

Sağlıklı Yaşam

Uzun Yolculuklarda Bacakları Hareketsiz Bırakmamak

Saatler süren yolculuklarda bacaklardaki ağırlık hissi hareketsizlikten kaynaklanır. Koltuktan kalkmadan yapılabilecek küçük hareketler ve mola alışkanlıkları.

Mert Ekinci 4 dk okuma

Uzun yolculukların en sinsi yorgunluğu, hareketsizlikten gelenidir. Sekiz saatlik bir otobüs yolculuğunun sonunda insanın bacakları, hiçbir iş yapmadığı hâlde ağırlaşır; ayakkabılar sabah giyildiğinden daha dar gelir. Bunun sebebi kaslardır ya da daha doğrusu kasların çalışmamasıdır. Bacak kasları çalışırken damarlara hafifçe baskı yapar ve sıvının yukarı doğru dönmesine yardımcı olur. Uzun süre kıpırdamadan oturulduğunda bu yardım ortadan kalkar.

Otururken bile yapılabilecek küçük hareketler

Koltuktan kalkmadan yapılabilen en basit hareket, ayak bileklerini çalıştırmaktır. Topukları yerde tutup parmak uçlarını yukarı kaldırmak, sonra parmak uçlarını yerde tutup topukları kaldırmak, baldır kaslarını sırayla kasar. Bu iki hareketi dönüşümlü olarak on beş yirmi kez tekrarlamak birkaç dakika sürer ve saatte bir yapıldığında fark yaratır.

Ayak bileklerini yavaşça daire çizerek çevirmek de aynı bölgeyi hareketlendirir. Bunu yaparken hızlı ve sert değil, geniş ve yavaş bir tur atmak daha rahatlatıcıdır. Dizleri sırayla göğse doğru birkaç santim yükseltmek, kalça ve uyluk bölgesinin sürekli aynı açıda kalmasını engeller.

Oturuş biçimini değiştirmek

Aynı pozisyonda kalmak, kötü bir pozisyonda kalmaktan çoğu zaman daha yorucudur. Bu yüzden yolculuk boyunca oturuşu birkaç kez değiştirmek başlı başına bir tedbirdir. Kilo bir kalçadan diğerine kaydırılabilir, ayaklar öne uzatılıp sonra geri çekilebilir, sırt bir süre daha dik bir açıya alınabilir.

Bacak bacak üstüne atmak uzun süre sürdürüldüğünde diz arkasındaki bölgeyi sıkıştırır. Kısa süreli yapıldığında sorun olmayan bu oturuş, saatlerce korunduğunda bacaktaki ağırlık hissini artırabilir. Ara sıra pozisyonu bozmak yeterlidir.

Ayağa kalkma fırsatlarını değerlendirmek

En etkili çözüm hâlâ ayağa kalkmaktır. Uçakta koridora çıkmak, otobüs molasında birkaç tur yürümek, arabada benzin alırken bagajın etrafında dolaşmak; bunların hepsi bacak kaslarına tam bir pompalama döngüsü yaptırır. İki üç dakikalık bir yürüyüş, koltukta yapılan onlarca hareketten daha hızlı sonuç verir.

Kendi aracıyla uzun yola çıkanlar için iki saatte bir mola vermek, hem dikkat hem de dolaşım açısından mantıklı bir aralıktır. Molada arabanın etrafında dolanmak, birkaç kez topuk yükseltmek ve gövdeyi sağa sola hafifçe döndürmek beş dakikadan az sürer.

Yolculuk öncesi ve sonrası

Yolculuk giysileri konusunda basit bir tercih işe yarar: bel, kasık ve diz arkasını sıkmayan kıyafetler. Dar bir kemer ya da lastiği sert bir çorap, saatler boyunca aynı noktaya bastırır. Ayakkabıyı yolculuk sırasında biraz gevşetmek de rahatlatır, ancak tamamen çıkarıp uzun süre öyle kalmak inişte ayağın şişmiş olmasına ve ayakkabının zor giyilmesine yol açabilir.

Yolculuk boyunca su içmeyi ihmal etmemek, sık sık kalkmak zorunda kalmamak için bilinçli olarak susuz kalmaktan daha iyi bir tercihtir. İronik biçimde, tuvalete gitmek için kalkmak zaten bacaklara iyi gelen hareketi sağlar.

Varış sonrası için de küçük bir alışkanlık önerilebilir. Otele ya da eve varınca on dakikalık yavaş bir yürüyüş yapmak, gün boyu biriken ağırlık hissini belirgin biçimde azaltır. Ayakları bir süre kalp seviyesinin biraz üstüne, örneğin bir yastığın üzerine uzatarak yatmak da yaygın olarak tercih edilen bir rahatlama yöntemidir.

Nelere dikkat etmek gerekir

Yolculuk sonrası hafif bir şişkinlik ve ağırlık hissi birkaç saat içinde geçer. Buna karşılık tek taraflı, belirgin ve geçmeyen bir şişlik, ısı artışı ya da ağrı gibi durumlar gündelik yorgunlukla açıklanmamalıdır; bu tür belirtiler için bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Dolaşımla ilgili bilinen bir rahatsızlığı, yeni geçirilmiş bir ameliyatı ya da hamileliği olan kişilerin uzun yolculuk öncesinde kendi hekimlerinden öneri alması yerinde olur.

Bagaj ve oturma düzeni de fark yaratır. Ayakların önüne yerleştirilen büyük bir çanta, bacakların hareket alanını tamamen kapatır ve saatlerce aynı açıda kalmaya zorlar. Mümkün olduğunda eşyaları üst rafa ya da bagaja koymak, ayakları uzatabilmek için gereken küçük boşluğu kazandırır. Uçak ya da otobüste koridor tarafındaki koltuğu tercih etmek de kalkıp dolaşmayı kolaylaştırdığı için pratik bir seçimdir.

Yolculuk sırasında hareketleri hatırlamak için basit bir bağ kurmak yeterlidir. Her dinlenme tesisi geçişinde, her anons duyulduğunda ya da telefonun ekranına her bakıldığında ayak bileklerini birkaç kez esnetmek gibi. Böylece ayrı bir hatırlatıcıya gerek kalmaz ve hareket, yolculuğun doğal akışına yerleşir.

Bunların dışında, uzun yolculuğu daha hafif geçirmenin sırrı karmaşık değildir. Saatte bir hatırlanan birkaç dakikalık kıpırdanma, ara sıra değiştirilen bir oturuş ve fırsat bulundukça atılan birkaç adım. Küçük ama tekrarlanan hareketler, saatlerce süren hareketsizliğin etkisini gözle görülür biçimde yumuşatır.