İçeriğe geç
Samsun Kapsül

Kapsüle sığan yaşam, gökyüzüne açılan merak

Ev ve Yaşam

Sütlü Tatlılarda Kıvam: Nişasta, Süt ve Sabır

Sütlü tatlıların suluk kalması ya da yapışkanlaşması nişastanın nasıl pişirildiğine bağlı. Topaklanmadan soğutmaya kadar teknik notlar.

Derya Akıncı 3 dk okuma

Sütlü tatlılar, mutfakta en az malzemeyle en çok teknik gerektiren gruptur. Süt, şeker ve bir nişasta kaynağı; liste bundan ibarettir. Yine de aynı üç malzemeyle bir seferde ipeksi ve hafif, diğer seferde ise ya sulu ya da yapışkan bir sonuç elde edilebilir. Fark, kıvamın nasıl kurulduğunu ve bu kıvamın soğurken nasıl davrandığını anlamakta yatar.

Nişasta ısıyla çalışır, sabırla oturur

Sütlü tatlılarda kıvamı veren şey nişasta tanelerinin ısı ve nemle şişip jelleşmesidir. Bu olay belirli bir sıcaklığın üzerinde başlar ve tamamlanması zaman ister. Karışım kaynamaya yaklaşmadan ocaktan alınırsa nişasta tam olarak açılmaz, tatlı soğuduğunda beklenen kıvamı tutmaz ve tabağa yayılır.

Buna karşılık aşırı pişirmek de zararlıdır. Uzun süre kaynayan karışımda nişasta ağı parçalanmaya başlar ve kıvam geri geri gider. Doğru yaklaşım, karışımı kaynama noktasına getirip birkaç dakika o sıcaklıkta tutmak ve hemen ocaktan almaktır. Bu birkaç dakika, aynı zamanda nişastanın çiğ tadının kaybolduğu andır.

Topaklanma bir karıştırma meselesidir

Nişasta sıcak süte doğrudan atıldığında dış yüzeyi anında jelleşir ve içerisi kuru kalır; ortaya çıkan topaklar sonradan dağıtılamaz. Bu yüzden nişasta mutlaka az miktarda soğuk sütle ayrı bir kapta ezilir, pürüzsüz bir bulamaç hâline getirilir ve ancak sonra tencereye ince bir akışla eklenir.

Ekleme sırasında karıştırma durmamalıdır. Tel çırpıcı bu iş için kaşıktan çok daha etkilidir, çünkü karışımın her noktasına aynı anda ulaşır. Tencerenin dibi ve kenar birleşim noktaları en çok tutan bölgelerdir; çırpıcının bu köşelere düzenli olarak uğraması, dipte yanık bir tabaka oluşmasını engeller.

Süt, şeker ve yağın rolleri

Tam yağlı süt, sütlü tatlıya sadece zenginlik değil aynı zamanda daha yumuşak bir doku verir. Yağ, nişasta ağının aralarına girerek yapının sertleşmesini engeller. Yağsız sütle yapılan tatlılar daha katı ve daha az kremamsı olur; bu fark özellikle soğuduktan sonra belirginleşir.

Şeker ise tatlandırmanın ötesinde kıvamı da etkiler. Fazla şeker nişastanın jelleşmesini geciktirir ve tatlı beklenenden daha akışkan kalır. Bu yüzden şekeri tarifte belirtilenden ciddi biçimde artırmak, kıvam sorununu beraberinde getirir. Şekeri azaltmak istendiğinde ise nişasta oranında küçük bir düşüş yapmak dengeyi korur.

Soğutma ve yüzey kabuğu

Sütlü tatlılar sıcakken hep olması gerekenden daha akışkandır. Gerçek kıvam ancak tamamen soğuduğunda ortaya çıkar; bu yüzden sıcakken yapılan kıvam değerlendirmeleri yanıltıcıdır. Kaplara paylaştırılan tatlının önce oda sıcaklığında ılıması, sonra buzdolabına alınması en dengeli sonucu verir.

Tatlıyı sıcakken buzdolabına koymak da doğru değildir. Ani soğuma yüzeyde yoğunlaşan su damlacıkları bırakır, bu damlalar tatlının üzerinde ıslak bir katman oluşturur. Ayrıca sıcak kap, dolaptaki diğer yiyeceklerin sıcaklığını da yükseltir. Kaplar tezgâhta ılıyana kadar beklemeli, ancak ondan sonra soğuğa alınmalıdır.

Yüzeyde oluşan kabuk, buharlaşmanın doğal sonucudur. İstenmiyorsa tatlı sıcakken üzerine streç film yüzeye değecek şekilde kapatılır. Bazı tatlılarda ise bu kabuk arzu edilir; fırında kızartılan sütlaç ya da kazandibi türü tatlılarda yüzeydeki koyu tabaka tadın önemli bir parçasıdır.

Aroma ne zaman eklenir?

Vanilya, mastika, tarçın gibi uçucu aromalar uzun kaynatmada kaybolur. Bu yüzden bunları ocaktan almadan hemen önce ya da alındıktan sonra eklemek gerekir. Buna karşılık sakız gibi sert aromalar sütle birlikte ısıtıldığında daha iyi çözünür.

Tencerenin seçimi de sonucu etkiler. İnce tabanlı tencerelerde ısı noktasal olarak yükselir ve dipte hızlı bir yanma başlar; kalın tabanlı bir tencere ısıyı dağıtır ve karıştırma için daha fazla zaman tanır. Ocağın gücünü sonuna kadar açmak da yararlı değildir; orta ateşte ilerleyen bir pişirme, nişastanın eşit biçimde açılmasına imkân verir.

Kakao ya da çikolata eklenen sütlü tatlılarda kıvam hesabı değişir. Çikolatanın içerdiği yağ soğuyunca sertleşir ve tatlıyı beklenenden katı yapar; bu durumda nişasta miktarı bir miktar azaltılmalıdır. Sütlü tatlıların zarafeti, bu küçük ayarların hepsinin görünmez kalmasında; tabağa gelen şeyin sade ve kusursuz görünmesindedir.